21 Nisan 2014 Pazartesi

No Comment

Benim bu sefer hakkaten böcüğüm ölmüş...

21 Mart 2014 Cuma

Bazen keşke ortadan kaybolsam diyorum. Kaybolsam da bazıları kıymetimi anladıklarında geri dönsem. Bu ara bu bazenler çok olmaya başladı. Her an terk-i diyar edebilirim. Kendime hiç güvenmiyorum...

8 Mart 2014 Cumartesi

EBRU KÖSE AKGÜN hala Twitter'a katılmanı bekliyor...

 
Top corners image
     
 
   
 
 
 

EBRU KÖSE AKGÜN hala Twitter'a katılmanı bekliyor...

 
 
Daveti kabul et
 
     

5 Mart 2014 Çarşamba

Benlen İlgilenecesin

Dün pek sevgili kocacığımı aradım telefonunu açmadı. Gün içinde bana dönüş de yapmadı. Bir süredir ihmal edildiğimi hissetmeme rağmen aman üzülmeyelim, gerilmeyelim, tadımız kaçmasın gerek yok cümleleriyle kendimi sakinleştiriyor idim. Ama benimde içimde bir bardak vardı ve artık taşmıştı.

Bunun üstüne akşam üstü tekrar arayıp gayet sakin bir şekilde dile getirdim isteklerimi. İçimdeki "Ayağını denk al ! " cümlelerini vurgulara ekledim. Konuşup konuşup söylediklerini dinleyip kapattım telefonu. Akşam eve geldiğinde gayet güler yüzlü karşıladım kendisini. Tırstı farkındayım. Ama fark etmemiş gibi yaptım.

Bu sabah beni işe kendisi getirdi ve gelmeden önce de kahvaltı etti benimle. Demek ki arada bir uyarı gerekiyormuş. On bin bakımı gelmiş bilememişim :) Bundan sonra asla ihmal etmeyeceğim :)

27 Şubat 2014 Perşembe

BUNALDIM YİNE BEN

Bu aralar isteklerimde duygularımda işlerimde karışık. Tilkilerim kuyruklarından birbirlerine dolandılar. Elimde olmayanlara olan zaafım yine had safhada. Saçma sapan günler geçirip yine hiçbir şey olmamış gibi davranıyorum, yaşıyorum...

Uzuun rahat bir tatile ihtiyacım var benim. Sıcak bir memlekette, mümkünse sıfır ses olsun. Ayaklarımı uzatayım, yatayım, yürüyeyim... Kimse bana elleşmesin. Ağlayayım deli gibi kimse sormasın neden ne oldu diye. Düşüneyim kendime kalıp. Sonra dönüp hiçbir şey olmamış gibi yapmaya devam ederim yine. Ama ne olur biraz mola...

Nefes almaya ihtiyacım var ne çok yoruldum ben. Neden isteklerim hiç bitmiyor. Anlatamıyorum da. Yazdıklarımı okurlarda neyin var diye sorarlar diye anlatmak istemediğim bir bloğum var benim. Bana bir şey olursa okunupta öğrenilmesin diye içimdekileri yazamadığım bir de defterim. İnsanlara söyleyeceklerimi bile kırk sefer düşünür oldum. Konuşmak bile istemiyorum artık.

Ne çok yalnızım ben. Kalabalık içinde tek başımayım yine. Sen sukunet ver içime Ya Rab. Sustur içimi yine içimdeki dilime yansımadan yardımcım ol Ya Rab

24 Şubat 2014 Pazartesi

Kader Kısmet

Bundan seneler önce (2003) kız arkadaşımla okuldan eve dönerken biri çıktı karşımıza. Yanımdaki arkadaşıma 'Benim bir arkadaşım var kabul edersen senle tanışmak istiyor.' dedi. Çok sinirlendim HAYIR TABİ Kİ dedim onun adına o da normal şartlarda öyle derdi. Ama bana baktı ve tamam olur dedi. Sonradan sorduğumda bilmiyorum neden olur dediğimi dedi. Anlam verememiştim o zaman.

Aynı gün yada bir gün sonra yine yolda yürürken aynı çocuk yanında başka bir çocukla geldi yanımıza. İkisini de süzdüm baştan aşağı sonra ayaklarıma, ablamdan habersiz giydiğim sandaletlerin ayaklarıma nasıl yakıştıklarına bakmaya başladım.

Sonra gözümün önüne bir el düştü 'Seni tanımak istiyorum' dedi. Kafamı kaldırdım yanlışlık yoktu bana bakıyordu. Elini bana uzatmıştı. Afalladım önce HAYIR TABİ Kİ dedim. Arkamızı dönüp gittik yolda da gülüştük ne istediklerini bilmiyorlar mıydı? Yanlış anlaşılma mıydı? Bilmiyorum.

Günler haftalar hep arkadaşın beni takip etmesiyle gergin geçti. Bir gün çıktı karşıma 'Ben seninle evleneceğim 'dedi. 'Defol git dünyada bir sen kalsan evlenmem senle.' dedim. Nereden bilebilirdim.

Aylar sonra hatta belki bir yıl sonra tam kurtuldum derken 14 Şubat tarihinde iş yerimin kapısı önünde bir çiçek üzerinde TAMER yazıyor sadece. Ne hakla, sinirlenip çöpe attım. Ama hoşuma da gitti hayatımda aldığım ilk çiçekti o.

Yine günler sonra kulağımda kulaklık içimde farklı sebeplerden saçma sapan bir sıkıntı ağlamamak için kendimi zor tutarken önüme çıktı birden. 'Bir cevap vermeyecek misin?' dedi. Kulaklığı çıkarıp 'Efendim?' dedim. Hayal kırıklığıyla baktı yüzüme çekti gitti. Bir saattir peşimden gelip benimle konuşuyormuş umursamayıp cevap vermedim sanmış.

Aylar sonra bir şekilde yolda gördüğümüzde birbirimize selam verir hale geldik. Sonra arkadaş olduk. Her gün mesajlaşıp konuşuyorduk.

Sonra bir gün geceden deli gibi ağlamışım gözlerim şiş işe yürüyorum karşıma çıktı beni görünce şok oldu. 'Saçma sapan insanlara şans veriyorsun da neden bana vermiyorsun. Ben seni asla ağlatmam!' dedi. O an o acıyla tamam dedim. Ve tam bugün onun üzerinden 7 sene geçti. Ve ben o adamla 4 senedir evliyim.

Bugün düşünüyorum eğer o ilk gün yanlış anlaşılma olmasaydı biz birleşir miydik? Hiç karşılaşır mıydık? Kısmet..