4 Eylül 2011 Pazar

Tek L ile :)

Tebdili mekanda ferahlık vardır derler ama şahsen ben değişikliklerden özellikle yer değişikliklerinden korkarım. Ama korkmayan cesur savaşçılarımız yok değil tabii.

Sevgili Deryamisal bizi ilgilendirmicek sebeplerlen, (paranoyasının sınırlarını baya baya aşmış olduundan şiiişt karıştırma) yer değişikliğine gitmiş. Kendisine ulaşmak ziyaret etmek niyetine girerseniz http://www.deryamisal.blogspot.com/ şu adresten ulaşabilirsiniz efennim.

Küçüklerimin gözlerinden büyüklerimin herhangi bir yerinden öper geçmiş olduğumuz bayramınızında mübarek olmuş olmasını temenni ederim efennim. İyi Seyirler.

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Uzun süre kullanmamış olmanın verdiği bir hamlık var kolumda. Ve ilk aydakinden çok daha şiddetli ağrılar.

Rabbim kimseyi uzuvlarsız bırakmasın. Ne zorlandım bir ay o alçıyla. Ama her şey gibi o da geçti hamdolsun.

HÖNK

E - Sen hayatında benim kadar güzelini gördün mü ki acaba? Hıh.
T - Yok aşkım hayatımdaki en güzel şey sensin.
E - :P
T - Bi de uyku var tabi.
E - ?
T - Aynı ayardasınız ama ikinizi de aynı seviyorum merak etme.
E - !

29 Temmuz 2011 Cuma

Korktuğum başıma gelmedi. Onun yerine kolumu kırdım. Buda bişey :P:P

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Bu ara dilimde hep aynı şarkı:

Tutun ellerimden yoksa düşeceğim, sönecek içimde baharım ateşim.
Tutun ellerimden yoksa biteceğim, derin uykulara yalnız gideceğim.

Güzel söylemiş İzel hatun

Korkuyorum İşte

Söylenecek o kadar çok lafım, dökecek o kadar çok göz yaşım, geçirmem gereken o kadar çok korkum var ki anlatamam. Ama ne kimseye bir şey söylemeye cesaret edebiliyorum. Ne de ağlayabiliyorum.

İçimde bir korku var. Öyle ki midemi kavramış sıkabildiği kadar tüm kuvvetiylen sıkıyor. Çok da kuvvetli meret. Geçiremiyorum. Olacakların yada mevcutların kimde ne tür duygular uyandıracağını bilmiyorum. Başkasında olsaydı bu durum kimse önemli değil sen önemlisin derdim. Ama söz konusu kendin diğerleri de aile olunca dilini yutmak zorunda kalıyorsun.

Bunlar yetmezmiş gibi birde kendi içimdeki kuruntularımla uğraşıyorum. En beteri de onlar zaten nasıl düzenlenebilirler bilmiyorum. Benim için hayırlısı nedir bilmiyorum gelen şer midir hayır mıdır bilmiyorum. İnsanların üzülmelerinden korkuyorum, Üzülmekten korkuyorum.
Korktuğumun başıma gelmesinden korkuyorum. Başıma gelenle baş edemem diye korkuyorum. Derdini veren dermanını da verir elbet biliyorum ama ben yine de korkuyorum.

15 Şubat 2011 Salı

Baş-Sız :S

Bazen kendimi yalnız hissediyorum. Çevremdeki herkes sanki hayalmiş gibi. Sanki aslında yoklarmış gibi. Bazen gözümü açarsam eğer bir tek kendimi görecekmişim gibi geliyor. Ve açmak zorunda kalmaktan çok korkuyorum.
Dün gece korktuğum ama aslında iyiye yorduğum bir rüya gördüm. Rabbım sonunu hayır etsin inşallah.
Her ne kadar çoğu zaman yalnız kalmayı istesem de; terk edilmekten, yalnız kalmaktan, sevdiklerimi kaybetmekten çok korkuyorum. Ve dün gece her ne kadar benim için üzülenler vardıysa da yalnızdım.
Rüyası bile kötüydü Rabbım yaşamak zorunda bırakmasın. Paylaşayım dedim.

8 Şubat 2011 Salı

Hay benim ağzıma

Bazen şu dilimi kesmeyi istiyorum. Eskiden insanlar ağızlarına bir şey koyarlarmış ki konuşacakları zaman boşsa konu konuşmamaları gerektiği akıllarına gelsin. Ben ağzıma taş koysam, çıkarmaya uğraşmayıp onla konuşmaya alışırdım. Kaya da koysam fark etmezdi yani.
Ama bir şekilde susmayı, konuşmamayı, karışmamayı öğrenmem lazım. Yoksa daha çok böle iğrenç hissederim. Pöff

26 Ocak 2011 Çarşamba

Başlık-sız

Bu ara yalnız kalmaktan korkuyorum. Normalde ben bunalıma girmem. Tamam ağlak bir tip olabilirim ama kahrolduğum bir mevzuya maksimum 10 dakika kadar sonra kafadan tırlaklar gibi gülebilirim, yaparım bunu yani.
Ama bu ara kendimden korkuyorum ne yalan söyleyeyim. Evde sağ olsun koçiş yalnız bırakmaz ama iş yerimde benim bulunduğum katta genelde tek oluyorum. Şu iki gündür sürekli alt katta takılıyorum ki yalnız kalmayım.
Az önce Deryamisalin yazısını okuyup kendisini aradım hayırdır hacı deyu. Bazen dağlarda bayırlarda gezinmek iyi geliyor insana dedi. Tavsiye etti. Bende çıktım üst kata kapattım gözlerimi dağ bayır gezcem.
Önce papatyalarla dolu bir tarladaydım her şey muhteşemdi. Sonra tarlanın orta yerinde bir uçurum oluştu. Ben bunu yenerim dedim uçuruma mükemmel bir deniz manzarası yerleştirdim. Sonra düşerim korkusu duydum ve ben bu suda yüzerim düşsem ne olacak dedim. Düşmeyi beklemeden atladım suya hiç bir şey olmadı tabi. Suyun ılıklığını hissettim falan. Sonra yüzerken envai çeşit balık ayaklarıma dolanmaya başladı.
Ondan sonra karar verdim bu dağ bayır gezmek bana göre değil:) Uçurumdan atlamayı bile iyiye çevirebilirim ama balıklarla dolu bir yerde yüzmek beni aşar hacı. Zaten neyime benim hayal kurmak onu da bilemedim.
Ben en iyisi alt kata inip iş arkadaşlarımla vakit geçireyim. Benim için en sağlıklısı o hayde Allahaısmarladık.

24 Ocak 2011 Pazartesi

:@

Bazen erkeklerden tiksiniyorum. Sen kendi işinde gücünde olursun belki varlığından bile haberdar değilsindir. Ama sanki kendisine yeşil ışık yakmışsın gibi çok afedersiniz yavşar.
İlk zamanlar acaba bende mi bir terslik var diye düşünüyordum ama yok anam bende değil sıkıntı. Herifçioğlu içime düşecekti neredeyse adi herif. Bir de biliyorsun sen ben evliyim. Daha da kötüsü sen de evlisin. Adi herif.
Rabbim başa vermesin. Kocalarımızı uzak tutsun böyle huylardan. Bizi de böyle heriflerden.
Bir süredir kendimle ilgilenmiyorum. Normalde süslüyümdür ben ama bu ara saçlarımı bile taramıyorum :) Ve kendimi çok çirkin buluyorum. Bir süredir kafamda sürekli aynı şey var neden çirkinleştim. Kendimi severim ben normalde güzel bulurum ama artık o kadar güzel gelmiyorum kendime nedense. Aldığım kiloların etkisi olabilir bilemiyorum.
Geçen gün yakın bir arkadaşımın nişanı vardı. Kendinizi iyi hissetmediğinizde insan içine girmeyi istemiyorsunuz. Arkadaşlık görevim olması sebebiyle zorla kendimi süsleyip ayna karşısında güç bela kendimi güzel olduğuma ikna edip gittim nişana.
Ben çevrem tarafından sevilirim okumayıcı. Alışkınım sevgi selinde kalmaya (:P) Uzun süredir görmediğim bir akrabamın beni görür görmez söylediği ilk sözü söylüyorum "Sen evlenmeden önce daha güzeldin evlenince nedense çirkinleştin" !!!!!!!!!!!!
Ben kimseye böyle sözler söylemem. Tamam belki bazı kişiler için düşünebilirim ama söylemem. Annemizden gördüğümüz terbiye bunu gerektirir. Bunu daha önce hiç yaşamamıştım ama birine böyle bir şey söylendiğinde ne kadar incinebileceğini tahmin ederdim. Şimdi biliyorum da.
Çok alınganımdır ben söylediği lafa çok alındım yalan söyleyecek değilim. Etraftan bir aaaa saçmalama nidaları yükseldi yalnız içime oturmuştu bile söylenen sözler. Bütün gece zar zor üzerime giydiğim güven elbisesi caarrrrtttt diye yırtılıverdi. Kendimi çırılçıplak kalmışım gibi hissettim.
Bozuntuya vermedim. Genelde kötü bir laf söylendiğinde bana altta kalmam ama bu sefer hiç bir şey söyleyemedim çünkü sanki aklımdan geçenleri söylemişti. Nişan çok zor geçti. Sanki herkes bana bakıyormuş gibi geldi. Herkes beni eleştiriyormuş gibi.
Akşam eşim beni aldı ve eve geldik. Kendimi oyalamak için iş uydurdum kendime. Sonra dayanamayıp eşime sordum. Ben çirkin miyim diye? Önce dalga geçti benimle ama ciddi olduğumu (ağladığımı görünce) anlayınca tek bir cümle söyledi bende kendisine safça inandım.
"Eğer güzel olmasaydın ben seni alır mıydım?" :P Hafif odun olabilir tamam ama seviyorum kendisini :))) Sonra farkettim önemli olan onun beni nasıl gördüğü. E ondan yana bir sıkıntı olmadığına göre sıkıntı yok demektir :)
Sen sen ol okumayıcı kimseye incinebileceği şeyler söyleme. Gönlünü alacak kimsesi yoksa çok feci şeylere sebep olabilirsin.

17 Ocak 2011 Pazartesi

KARMAŞIK

Bedenim çok yorgun. Uzun bir tatile ihtiyacım var. Bu ara yapmamam gereken şeyler yapmaktan çok korkuyorum.

Neden yasak olan bu kadar cazip gelir. Kendimi, aklımı, düşüncelerimi, kalbimi, DİLİMİ tutmalıyım. Zira hepsi pek bir meyilli yanlış yollara.

Rabbim sonumu hayır etsin inşallah

3 Ocak 2011 Pazartesi

04.01.2011

İnsanın ailesinden daha çok vakit geçirdiği kişiler vardır. İş arkadaşları gibi. Ailelerden daha çok görülür, hatta belki daha çok şey paylaşılır. Belli bir zaman sonra aileden biri gibi hissedersiniz.
İnsanlarla genelde çok kolay arkadaşlık kurarım ama herkese kendimi açmam. Bundan önce çalıştığım iş yerinde beraber çalıştığım iş arkadaşlarıma çok fazla bağlanmıştım ve ayrılmak zorunda kaldığımda çok üzülmüştüm. Oradan ayrıldığımda karar vermiştim kimseyle yakın ilişki kurmayacaktım.
Yaklaşık bir buçuk sene önce burnu havada eşşşşşşek sıpasının teki burada işe girdi. Benim bulunduğum kata verildi ve bu senin mesai arkadaşın dendi.

Ailemden ayrıldığım (evlilik sebebiyle) zamanlarda abi oldu bana teselli etti. Bazen küçük kardeşim gibi oldu. Çok kavgalar da ettik iş için olsun, yaptığı yanlış seçimler için olsun. Bir kere bile küsmedi bana. Bağırdığında küstüm gönlümü almak için beyaz çikolatalar aldı. :) (bu kilolar nereden geldi sanıyordun).

Kardeşti, buddydi. Sonra çekti gitti. Böyle burada tek başıma içimde müthiş bir üzüntüyle bıraktı gitti beni.

Çok alışmıştım, sanki bir kere daha ayrıldım ailemden, kardeşlerimden. Çok üzgünüm ama biliyorum da onun için hayırlısı buydu. Tembellik yaptığında çemkircek bir buddysi olmayacak yanında ama olsun onun için hayırlısı buydu. Rabbim hep iyilerle karşılaştırsın seni. Tamam kendini beğenmişin tekisin ama iyi birisin. Bana kattığın her şey için teşekkür ederim. Burada geçirdiğim en güzel zamanlar senle geçirdiğim zamanlardı. İyi ki tanıdım seni, iyi ki kardeşim oldun. Allah yolunu açık etsin. Eğer benden kurtulduğunu sanıyorsan aldanıyorsun. Hala gözüm üstünde haberin olsun.

Kendine çok dikkat et. Rabbime emanetsin.....