27 Şubat 2010 Cumartesi


Selam okuyucu; naber. Dua ettin mi bana Kandil'de. Bende toplucanak bütün müslüman alemine dua ettim. Sende içine girmişsindir inşallah.


Bugün Cımartesi. Cımartesileri normalde çok severim. Yarım gündür bi kere sevilmicek gibi mi. Ama bugün bütün gün okuyucu. Bugün ayın son iş günü olduğu için bilanço hazırlayacağız. Ama sevgili patronumuzun katılması gereken bi konferans var. İkiden önce gelemeyecek. E bizde bekleyeceğiz mecburen Bırak'la.


Dünden temizliğimi yaptım. Bu akşam için yemeğimi yaptım. Cımartesi sabahları biz kahvaltı yapıyoz şirketcek. (Eski bi gelenekti, yeniden başladı) Onun için kek yaptım. Tamam çok beğenmediler ama ben yaptım. Kendi sorunları. Bugün çok iş yaptım okuyucu. E şimdi yazı da yazıyorum. Aferim bana... Di mi?????


Bugün için planlarım vardı aslında okuyucu. Arkadaşlarımla görüşecektim. Özlemiştim kendilerini ama kısmet değilmiş. Yarın içinde planlarım var onlar iptal olmaz inş. Yarın Allah kısmet eder ise, büyükmisalle şarloku izlicez evde. Ondan sona da What dreams may come ı. Tabi geldiyse.


Canım sıkılıyo okuyucu. Sabahtan beri Ajda Pekkan çalıyo. Çıldırmak üzereyim. Ben bi zamanlar severdim Ajda Pekkan'ı. Kendisinden soğudum. Resmen gidip kafasına sıkmak istedim bugün. Dört sefer Sevgili Bırak'a 'Neden Ajda Pekkan dinliyoruz???' diye sordum. Anlamasını bekledim, anlamadı okuyucu. Bazı insanların jetonları köşeli oluyo. Direk sölemek gerekiyo. En son Bırak ne olur bırak şu Ajda Pekkan'ı dedim =) Haketti ama ben suçlu değilim.


Çalışasım yok bugün. Eve gidesim de yok. Gitsem yapacak işim de yok, sıkılırım. Gezmek, dolaşmak istiyorum. Bugünün tatil olduğunun idrakına varmak istiyorum. Çok şey mi istiyorum. Az önce büyükmisali aradım. 'Sekiz dakika içinde çıkıyorum' dedi nispet yapar gibi. Sorduk sanki. Onun da kafasına sıkmak istedim.


Bugün psikopat bi ruh hali içerisindeyim. Elimden al silahları okuyucu, her an bi çılgınlık yapabilirim.


Bugün bi adet Ömer bize eşlik ediyo. (Şirketten bi abinin oğlu) Bizimle pek muhattap olduğu söylenemez. Daha çok kendi kendine konuşuyo. Bişey sorarsan lütfen cevap veriyo. Oda psikolojik yani :) Şu an bi resim çiziyo tahtaya Ömer. Resim bile bunalmış. Parçalı bulutlu bi havası var. Ama evi güzel çizmiş. Ağaçları da pek bi kömik. Kendi çapında eğleniyo Ömer. Laptopun üzerine meyvesuyu dökmüş, çalışmıyomuş umrunda değil :D


Son olarak burdan binbir zorlukla yaptığım keki beğenmeme terbiyesizliğini gösteren Bırak'a teesüf ediyorum.


Seni seviyorum okuyucu (Bırak hariç) dikkat et kendine.....










25 Şubat 2010 Perşembe

Hayırlı Kandiller Millet

Seviyorum Kandilleri dedi Bırak. Bütün gün hadi yazı yazalım deyip durdu. Ama eminim pek bi katkısı olmicak bu yazıya. Yaşadım, tecrübeliyim okuyucu, onu küçük görmemle alakası yok:P Birazdan sıkılıp gitcek biliyorum. Bunu bile bile tamam dedim ve başladık yazıya, Allah utandırmasın....
Tek katkısı beni eleştirmek olcak eminim. Devrik cümlelerimi kaldırcak (ismi lazım değil) biri gibi :P Bi fikir beklemekteyim 'şunu yazalım' yada 'sıradaki cümlemiz şu olsun' gibi. Yok, şimdide kızdı. O karşımda otururken bunları yazsaydım arkasından konuşmuş olurdum okuyucu. Gözünün önünde söylüyorum kötü kişi oluyorum. Ne yapcem ben. Bide demogoji yapıyo. 'yaz yaz gitsin kurtuliim da yaz' diye... Baskı altındayım okuyucu. Kafasını sallayıp duruyo sence bu iyi bişey mi? Hayır yazık deme ona okuyucu, değil.
Bu günlerde canım ingilizce konuşmak istiyo. Ben bu cümleyi kurunca sanmaki müthiş ingilizce konuşurum. Kendi çapımda eğlenmek istiyorum. İngilizce konuşmaya çalışmak, saçmalamak istiyorum okuyucu. Ama bu ara Bırak benle ingilizce konuşmuyo. Nedendir bilinmez. Evde sürekli Let's talk in English diyen bi Deryamisal'de yok artık. E ne yapiim bende kendi kendime şarkı söylüyorum. Sonra o şarkıyı Türkçeye çeviriyorum kafamdan. Biri duyarsa deli demesin diye sessiz yapıyorum bu işi okuyucu. Hayır demeleri bişey değil de tuhaf bakınca insanlar bende tuhaf olup onlara aynı şekilde bakıyorum. Korkuyolar sona:P Sanki tek anormal benim. Bırak'da anormal, Deryamisal'de çok normal sayılmaz, Sacit is Sacit, Zeynep is kırık. Bak, çok var gördün mü? Yaşasın yanlız değiliz okuyucu :D

Yine Bırak'ın tepemde dikildiği ama zerre kadar yardım etmediği bi yazının daha sonuna gelmiş bulunuyorum okuyucu. Tek başına olunca, e bi de zorla oturduysan blokun başına; aklına hiçbişey gelmiyo....

Kandilin Mübarek Olsun, demeden gitmiyim okuyucu. Hayırlı kandiller. Ellerinizi Yaradana açıp duaya başladığınız da, bu Ebru kardeşinizi de dualarınıza eklerseniz mutlu, mesut oluruz. Bırak'ı da tabi.







23 Şubat 2010 Salı

Çok Konuşma Ebrumisal

Boş boğazlık kötü şey okuyucu. Susmalıyım hiç konuşmamalıyım. Biri ağzımı bantlayabilir mi? Yada dilimi kesin.

Deryamisal şak şak şak

Slm okumayıcı ;
Evet okuyucu okumuyosun. Benim yazılarımı artık manyak diye işaretlemiyosun. Yorum yapmıyosun. Ben daha nöriim. Yazı yazasım yok senin yüzünden.
Burak dün iş görüşmesine gitti. İlaç mimessili olcekmiş. Çorba sattırmışlar çocukcaza. Ama satmış aferim buddy benim budyymdende bu beklenirdi. Bi alkış rica ediyorum Bırakmisale:P
Canım sıkılıyo okumayıcı. Hayat tuhaf be ya. İnsan ne başına ne geleceğini bilebiliyo. Ne de ne isteyeceğini.
Yazmak anlatmak isteyipte anlatamayacağım şey ne ka çok. Onu farkettim. Önceden anlatamayacağım hiçbişeyim yoktu. Farkettim ki evlenince çok şey değişmiş. Çok yakındakilerde yok şimdi. Tuhaf. Hayat tuhaf ben daha tuhaf. Bırak ise en tuhafı. Bazen psikolojik manyak olduğunu düşünüyorum ne yalan söliim. Bazense hiçbişey düşünmüyorum :P
Şöyle güzel yorum yapılabilitesi güzel bi yazı okumak istiyorum ama istemiyorum da aynı zamanda. Ben gidip bi öliiim okumayıcı. Balık yiyesim var zaten. Ölcem mi ne. Hadi görüşürüz okumayıcı..........

20 Şubat 2010 Cumartesi

Bende T.C. Vatandaşıyım

Selam okuyucu, naber. Bende iyiyim. Bugün çok zinde kalktım yataktan. Evimi son kez gözden geçirdim bi aksaklık bi dağınıklık var mı diye. Yoktu. (Misafir gelcekte okuyucu, ona hazırlık yaptım)

Sona üzerimi giyindim. Süslendim ve çıktım evden. Mutlu mesut şekilde işe geldim. Çabuk geçti bugün okuyucu yarım gün olması sebebiylen olabilir. Burdan çıkıp alışveriş yapasım var. Yolda işe gidip gelirken önünden geçtiğimiz mağazaların birinde bir palto gördüm. Ve gördüğüm günden beri aklımdan çıkmıyo. Misafirimin gelecek olması sebebiyle bu haftada benim olması mümkün değil.

Neyse konuyu dağıtmayalım. Yakınmak istediğim bir mevzuu var. Ben evlendikten sonra nüfus cüzdanımı değiştirmedim okuyucu. Tembellik de, ihmal de, ne dersen de değiştirmedim işte.
Bugün sırf meraktan acaba kayıtlarda hangi soyadım yazıyo diye TC Kimlik no doğrulama diye bişeyden araştırma yaptım. (Duyanda köklü bir araştırma yaptım sancak). Neyse ismini köyünü bilmem ne ni yazıp doğrulama yapıosun. Ama sevgili nüfus müd. kayıtları benim bilgilerimle uyuşan bir şahıs bulamadı.
Sinirlendim birden nüfus müdürlüğünü aradım. Telefonlarımı bile açmadılar:( Ne kocamın köyü ne babamın köyü beni kabul etmemiş mi demek oluyo şimdi bu. Şimdi ben ortada mı kaldım. Burdan Bağcılar Nüfus Müdürlüğüne sesleniyorum... Bende TC vatandaşıyım benide alsanıza kayıtlarınıza....

17 Şubat 2010 Çarşamba

Selam Okuyucu! İt's Burak:))))

Blogu ele geçirmiş bulunmaktayım can sıkıntısı işte. o bahsi gecen sürekli gıcıklık yapan, ebrumisal ile uğrasan, Aşık olup kafa ütüleyen , kısacası uyuzluk yapan şahsiyet benim, Aslında o kadar gıcık kapılacak biri değilimdir sanki... sadece bu ara kafam bozuk ve etrafımda kime nazım geciyosa onlara biraz fazla yükleniyrum... 2 yerden iş görüşmesine cağırdılar karasızlıktan ölecem sanki... artık taşları yerine oturtma zamanı( Her Konuda). yeter ülennn diyesim geliyo bazen herseye, aslında başka şeyler demek geciyo ama şu an burda bunları söylersem Sevgili iş arkadasım beni paralar:)) (ne güzelmiş len buraya yazmak)... neyse çenem düştü... uzun lafın kısası; Değerli Ebrumisal okuyucuları....sağlıcakla kalın ablamisal bi bomba bekliyoruz artık yeter...oldu o zmn hadi grşrz...( bi blogda ben mi açsam:))
Taciz ediliyorum okuyucu. Elinde BENİM törpümle beni taciz ediyo. Koluma batırıyo, canımı acıtıyo. Oda yetmiyo CİRO İPTAL kaşeMİ alıp elime Ciro İptal yazısı basıyo. Kim olduğunu tahmin edebildin mi okuyucu Evet Burak. İnsan kendi kaşesi ve törpüsüyle işgence görer mi. Yazık değil mi bana sorarım size

16 Şubat 2010 Salı

Bugün aramızda yeni bir arkadaş var. Adı Nuray. Kendisi için bi alkış alalım. Bi HAY deyin!! Daha dün başladı işe. Bugün dünkü ürkekliğinden eser yok pek. Eğlenceli bir arkadaşa benziyo ama....
Hele Bırak'ın da beni terkedeceğini düşünüverirsek can yoldaşım olabilir diyebilirim. Üzülüyorum sanırım okuyucu biz Bırak' lan pek bi eğleniveriyoz. İşten çok muhabbet ama olsun. Gün çabuk geçiyo, matrak oluyo, güzel oluyo. Kendime yeni yoldaşlar, yeni Buddy ler bulmalıyım okuyucu. Belki yine sana dönerim belli de olmaz.
Üzgünüm Bırak ama ilaç mümessili olcam die Buddyni yarı yolda bırakan sensin. Burdan sıradaki HIH ı sana göndermek istiyorum.
Canım yazı yazmakda istemiyo aslında. Başıma dikildi yine ne yazıyorum diye bakıyo. Hayır ben yayınlayınca oku dimi. Beni de geriyo tepemde. Bide sessiz sakin izlese, okusa canıma minnet riidır. Bugün hasta hissediyorum kendimi dicem. Bence yazma onu diyo. cık cık cık dediğini duyabiliyorum okuyucu. Sende duydun mu Bırak. Gitse mi ne:D
Ay ne onla oluyo ne onsuz okuyucu. Dengesiz bi ruh hali içerisindeyim zaten bugün. O ruh hali hareketlerime yansıyo az önce merdivenlerden yuvarlanıyodum. Tamam daha çok sakarlığım yüzündendi. Gözündende bişey kaçsın okuyucu.

Neyse bu kaa geyik yeter. see ya tımorrov ay hop. ay lav ya riidır. mis mi:P
Bana hergün en az iki kez dönüp yeni bişey var mı diye soran Bırak 'a sesleniyorum.....

Bırak Yeni Yazı YOKKKKK....:P

15 Şubat 2010 Pazartesi

14 Şubat mı Oda Ne???

Dün on dört şubattı malumunuz okuyucu:P

Valentine dün ölmüş yazık ona. İnsancıklar o öldü diye bugünü sevgililerine hedaye almakla geçireceklerine adama bi fatiha okusalardı belki de adam cennete giderdi.

Dün sabah kocamlan evden çıktık kahvaltıdan sona. Özel bişey yapma niyetinde değildim zaten ama pazardı arabamız yeni gelmişti gezmeliydik tozmalıydık. Bi iki saat takıldık. Sonra ben bile sıkıldım okuyucu. Yaşlandık heralde. Burak müjde kabul ettim böcüğüm ölmüş. Derken Tocam hadi akvaryuma gidelim dedi.
Yupppy içimdeki böcük canlandı, kanatlandı, uçtu. Köpek balıklarını görcem canlı gözle az mı canlanmasın da neetsin. Neyse gittik akvaryuma....
Önden palyaço balıklarını koymuşlar çerez niyetine... Yavaş yavaş büyüdü balıklar. İçim kıpır kıpır her yerde jaws resimleri var. Yaşasın... Acaba yemek yerken görebilir miyiz diye de düşünüyorum içimden psikalajik manyak gibi.
Yılan balıkları falan vardı benden uzun, tuhaf suratlı balıklar vardı okuyucu. Bi inek balığı gördük inekten başka herşeye benziyo. Tuhaf tuhaf balıklar varmış ben yeni gördüm. Deniz atı gördük tırnağım kadar. Balıklardan tiksinirim ben aslında ama köpek balığı görcem diye sevincimden onlara bile baktım :P

Neyse en sonunda tüneli bulduk da girdik içeri. Resif bölgeleri vardı akvaryumun içinde, çerezlik niyetine koydukları balıklardan vardı, Köpek balığıda vardı okuyucu yok değildi ama kolum kadar. Yanından geçen vatoz ondan büyük. Hayal kırıklığım ise çok çok büyük. Yinede resmini çektim ama içimdeki böcüğün boynu büküldü, kanatları kırıldı, yerde can çekişiyo.

Neyse çıktık ordan okuyucu. Jaws resimlerine tüküresim geldi ama kocamın elimden tutuyo olması engelledi beni. Giren herkesin ağızları kulaklarında, çıkanların (çocuklar hariç) hepsinde aynı bakış; "Boşuna mı verdik o yirmi beş te la yı.":P

Ordan döndük anamıda bi göriim dedim okuyucu. Yukarı çıktım bide ne göriiim. Büyük misal bozuntusu elinde bi çiçek her köşede çiçeğin resmini çekio. Gözüm karardı:P Hemen annemisali aradım ben sepet miyim hani benim sevgililer günü çiçeğim diye arıza çıkarttm. Annemisale tatlı ısmarlıcakmış büyükmisal tabi palyaçoylan çiçek ona geldi bize yok :(

Neyse okuyucu çok uzattım. Ama içime çok dert olmuş ben ne yapiim yazık bana. Gittik dondurmamızı yedik. Evimize geldik. Kocacım bana çiçek almış sağolsun. Bende onla avundum. Ne yapiim. Sepetim diye üzülüyosam suç benim mi.

12 Şubat 2010 Cuma

Slm okuyucu, Slm burak....

Bir aydan fazla süredir bloğa elimi sürmemişim Burak (kıl iş arkadaşım) sağolsun farkına varmamı sağladı. Gerçi elimi sürmememin sebebi de kendisidir ya neyse.

Ne yazacağımı bilmeden başladım yazıya gelişigüzel yazıyorum işte. (Sacit kelimelerimi düzeltme bilerek devrik yazıyo olabilirim).

Şu iki gündür kendimi siper hissediyorum okuyucu. Gencim, güzelim hahayt hahayt. Evlendiğimden beri yukarıda bahsi geçen kıl arkadaş yüzünden kendimi yaşlı hissetmekteydim. Böcüğüm ölmüş benim okuyucu öyle diyo. Yaşlanmışım, e gözlük takmaya başladım çirkinmişim, bıy bıy bide bıy.....

Ama iki gün önce kendisinin ciddi olmadığını fark ettim. Evet jetonum köşeli ancak anladım yüzüme vurmana gerek yok bence...

Bu aralar aşık olmuş yerinde oturmuyo volta atmaya falan başlıyo... Deli işte.... Kuzum Derya burdan sana sesleniyorum; yazık bu MİNİK'e.... (Ufalsında cebime girsin dimi) Az bile arkandayım çektir tatlım...

Yazının seyri değişti okuyucu ben burdan Bırak'ın aşk hayatını anlatmaya niyetlenmemiştim. Kendimden bahsedecektim. Ne kadar güzelim, akıllıyım falan dicektim. kendime güvenimden bahsedecektim ama böyle dengesiz bi yazı oldu. Neyse şimdilik idare ediver okuyucu.

Yeni usturuplu (:P) ve mantıklı bir yazıda görüşmek üzere... Kendine iyi bak okuyucu. Seni seviyorum. Sevgiler......

Deryoş (Büyükmisal) sanırım seni özledim..