14 Aralık 2009 Pazartesi

TOMBUL

Hayaller TOMBUL ise Hedeftir....

  • T atmin edici
  • O rtak
  • M antıklı
  • B elirgin
  • U laşılabilir
  • L imitleri belirli

Ahmet Şerif İzgören

8 Aralık 2009 Salı

:(((((

Ne yazmak istediğimi bilmeden başladım bu yazıya okuyucu. Başlığı bile yok. Canım yazmak istiyo sadece.
Sene sonu yaklaşıyor. Bütün senenin hareketleri yeni baştan gözden geçiriliyo. Kendi şirketlerimiz arasında bile mutabakatı sağlayamazken müşterilerimizle nasıl sağlayacağız bilmiyorum. Bütün bi sene boyunca boşlanan işleri toparlamaya çalışıyorum. Eziyet çekiyorum.
Az hareketleri olsa sesimi çıkarmam okuyucu. Hayır çıkarmam. Ama her bir cari en az iki sayfalık hareket görmüş ve 350 cari var. Sıkıldım, daraldım, başım ağrıyo.
Bu da yetmezmiş gibi iş arkadaşlarımın iki yüzlülükleriyle uğraşıyorum. Ama bu kadarı fazla değil mi okuyucu.
Sabır Allah'ım az kaldı biliyorum. Sen sabır ver. Karşımdakilere vicdan ver. Ahlak ver Allah'ım. Aminnn.

30 Kasım 2009 Pazartesi

:P

SELAM MİLLET.
NASILDI BAYRAM????

22 Kasım 2009 Pazar

E HASTAYIM!!!

Hastayım. Bütün vücudum kırılıyo. Kolumu kaldırmaya, bu yazıyı yazmaya bile mecalim yok. Ama azimliyim :D

Cumartesi günü hava güzel diye montumu giymeden gittim işe. Ayağımda babetlerle. Evet kaşınmışım ben. Zannedersem o zaman azizliğine uğradım soğuğun. Dün ki gezmemle alakası yok yani:P

Sevgili tocamın senelerdir araba alma hayali vardı. Ama ben istemediğim için alamıyordu. Evlendikten sonra aldı arabasını. Evet köprüyü geçmişim:P
Araba hiç ihtiyaç olmamıştı benim için. Gideceğim yere minibüs otobüsle gidiyodum sorun olmuyordu. Meğer ne kadar rahatmış arabayla gezmek. İstediğin yere gidebiliyosun, istediğin kadar kalabiliyosun.

Dün kahvaltımızı yaptık (pazar günü olması sebebiylen on bire kadar uyuduk), öğleden sonra iki civarı Bismillah dedik çıktık evden. Önce sinemaya gitmeye karar verdik. Ne zamandır gelmesini beklediğim TWİLİGHT (YENİ AY) filmi vizyona girmiş izleyelim hadi dedik. Kardeşceğizimi de aldık çıktık yola. Sinema salonunda yer kalmamış meğersem herkes film gelsede hücum etsek diye bekliyomuş anlaşılan. "Neyse hava bugün güzel başka zaman gideriz sinemaya, bugün dolaşalım" dediler. Çok uysalımdır tamam dedim.

Önce Florya'ya gitmeye kalktık. Trafik kilit. Bugün gezmek haram bize derkene. Sevgili tocamın eniştesi (onlarda bizle beraberdi.) "Hadi balık yemeğe gidelim" dedi. Bende ne çok severim ya balığı. Kokusunu duyunca eli ağzımda dolaşırım. Bana döner ayarlama sözü verdiler gittik.

Küçükçekmece'de bi yer. Canlı balıklar.(ıyyyy) Kafam diğer tarafta, elim ağzımda yürüdüm yol boyunca. Tezgahların önünden geçerken bi koku duydum ama nasıl güzel, nasıl güzel. Ben bundan yemek istiyorum dedim. Kafa ters tarafa bakıyo ya fark etmedim. Meğersem piknik yapan şahıslar hamsi ızgara yapıolarmış. Nasıl ağzım sulandı anlatamam. Vazgeçtim dönerden falan. Ne olursa olsun ondan yicem.
Gittiğimiz yerde hamsi ızgara yapmıolarmış ama:( Eşşek kadar balığı koyuyolar ızgaraya onu ekmek arası yapıolar. İki üç tane ufak hamsicik yapsan nolurdu. Ama yapmadı. İsimlerini bilmem sorma okuyucu aldık balıklarımızı. Ben elim ağzımda, burnumda bekliyorum. Sağolsun görümcecim üzerindeki deriyi ayıkladı bana " başka bişey yiyomuşsun gibi düşün"dedi. gözümden ne yemekler geçiyo. Ama hiçbiri o kokuya uymuyo. Nefes almadan, gözlerim kapalı yedim. Ama yedim:D Aferin bana.

Sonra film izlemeye görümcemin evine gittik okuyucu. Kafam omzumda izledim filmi. Iron man güzel bi filmdi, fena değildi. Günün sonu en güzeli. Anneme gittik. Anacım özlemiş beni hastayım ya mandalina soyuyo, elleriyle yediriyo bana. Canım annem.

Kıskançlıklar oldu tabi olmadı değil ama yapcak bişey yok. Öbür kuzuları hep yanında ortanca kuzusunu hafta da bi görüyo ne yapsın ilgilenmesin de. Bi çerçeve, üçlü saklama kabı, bir adette mouse ped len ayrıldım evden. Çok karlı bi ziyaret oldu okuyucu.

Eve ne zaman gittik, ben ne ara uyudum oraları bulanık olduğu için bilemiyorum. Bu sabah işe geldim. Pazartesi sendromu yaşamaktayım. Canım çalışmak istemiyo. Uyumak istiyorum. Sıcak çay sıcak tutan bi battaniye ve yastık. Çok şey mi istiyorum okuyucu...

11 Kasım 2009 Çarşamba

BİR ŞEYİ ÖĞRENİPTE YAPMIYORSAN ASLINDA ÖĞRENMEMİŞSİN DEMEKTİR....

9 Kasım 2009 Pazartesi

DERT ÇOOOOKK

Kimseye güvenemiyosun artık. Arkadaş diyosun, yakın davranıyosun, yüzüne gülüyo ama yapmadığını da bırakmıyo.

Bu aralar sürekli bi sinir var içimde. Herşeye kızıyorum, üzülüyorum. Hassas bi dönem yeni evlenmişim, ailemden ayrı kalmaya alışmaya çalışıyorum, yeni sorumluluklarım var onlarla uğraşıyorum. Zor yani. Bi de bunlar yetmezmiş gibi iş yerinde sorun yaşıyorum.

Çok şükür Rabb'ime işe girdiğim her yer (üç yer de) çok iyi yerlerdi. Patron bakımından sorunum olmadı hiç. İş arkadaşları en büyük sorun. Kıl bi iş arkadaşı yerine kıl bi patron olsa sanki daha kolay olurdu gibi geliyo. Ama kaşınmayım yinede.

Sevgili iş arkadaşım yedi buçuk aylık hamile. Yaptığımız işi benden daha iyi bilmesinin sebebi daha eski olması. Ama sanki kendisi müthiş akıllıymış da ben salakmışım gibi davranıyo. Bişeyi ben iyi yaparsam, hemen bi yanlışımı buluyo ve -özellikle- patronumuzun yanında bana aktarıyo. Kendi hatası olduğunu anlasa bile patronun yanındayken o hata bana ait

Böyle insanları sevmiyorum. Hırs gözünü bürümüş. İkimizde çalışıyoruz farklı işler yapıyoruz. Bu neyin kıskançlığı. İnsanları kırmayı sevmiyorum. Onun da hassas dönemi deyip alttan almaya çalışıyorum becerebildiğim kadarıyla. Ama kendi içimde sinirden ölmek üzereyim. Doğursa da kurtulsak diyorum artık :P

Çok mu kötüyüm ne? Ama hakkatten canıma tak dedi artık. Rabbim dayanma gücü versin. İçime sakinlik versin. Dilimi tutabilmemi nasip etsin. Kimsenin kalbini kırmadan alnımın akıyla çalışabileyim.

5 Kasım 2009 Perşembe

3 Kasım 2009 Salı

ANNEMİ ÇOK ÖZLEDİM :'(

Biz dört kardeş annemize çok düşkünüzdür. Tamam abim o kadar değil ama biz kızlar annemize çok düşkünüz. Ben hiç annemsiz bi hayat düşünmedim. Allah bizi onsuz bırakmasın. O olmasa dağılırız gibi geliyor. Abimi babamı toplamaya gücümüz yeter mi bilemiyorum.

Düşünüyorum 21 yıldır hiç ondan uzak kalmamışım. Bundan dört sene önce lise bitince babamla beraber köye gittik. Babannemin vefatını saymazsak ilk defa (yani iki yaşımda götürmüşler beni ama aklım başımda olmadığı için onu saymıyorum) köye gidicektim çok heyecanlıydım. Tam bir hafta annemsiz kalmıştım da ne çekmiştim. Hergün arayıp, sesini duyup, hüngür hüngür ağladım. Ondan hariç bu ilk ayrı kalışımız. Hiç bu kadar uzun süre onsuz kalmamıştım. Üniversite hayatı yaşamış olsaydım belki alışırdım onsuzluğa ama malesef yaşamadım.

Dün akşam işten eve geliyordum. Servis evimin önünden geçti. Caddenin başında durmadı, devam etti. İçime ateş düştü sanki. Daha bi farkına vardım artık eskisi gibi olmıcak hiçbişey.

Zor zapdettim gözyaşlarımı. Eve geldim eşim karşıladı beni (benden erken geliyo da). Biraz dindi sızım onun güler yüzüyle. Ama insanın annesinin, kardeşlerinin yerini kimse tutmuyo. Belki onlarsız yaşamaya biraz daha alışınca eşim daha ağır basar ama şu an çok üzülüyorum. Ona çaktırmıyorum tabi. Çok üzülüyo beni teselli etme çabalarına da üzülüyorum. İşe yaramadığını bilse bile vazgeçmiyo, dayanamıyo üzülmeme. Hep öyle olur inşallah.

Bundan sonra hayatım hep böyle devam edicek. Ben ailemi sadece haftada bi kere görebilcem. Belki o kadar bile göremicem. Çok üzülüyorum. Rabbim dayanma gücü versin. Çok zorlanıyorum. Yuvama en kısa zamanda alışmamı nasip etsin inşallah.

2 Kasım 2009 Pazartesi

EE NİYE UÇAMIYORUM??? :(

Ne bekledim gerçekten bilmiyorum. "Evlilik" deyince benim aklıma olgun, ağır insanlar geliyo nedense. Evlenince değişirim sandım galiba :D
Düğünün ertesi günü ayna karşısında kendimi kontrol ettim değişen bir şey var mı diye. Sesime baktım acaba daha bi olgun mu çıkcak diye ama yok yine aynı cırtlak sesti. Saçlarım ağarmamıştı tek bir tel bile. Yüzümdeki nur da çoğalmamıştı (Zaten var DA, artar diye beklemiştim ) :D
Hakkatten şimdi düşününce komik geliyor ama ben ciddi ciddi gözle görülebilir değişiklikler bekliyordum kendimde. Farklı bişey bulamayınca hayal kırıklığı oldu tabi biraz. Daha cool olmalıydım oysa ki :P Pöfff.
Süper güçlerim nerede? Hala uçamıcak mıyım? Bugün işe uçarak gelmeyi planlıyordum oysa ki. Ne hava olurdu he. Heyt açılın uleyyyn ben evliyim, uçabiliyorum. :( Kandırılmış hissediyorum kendimi ama kim tarafından kandırıldım bilmiyorum. Bi bilsem, elime geçirirsemm...


Düğün nasıl geçti hatırlamıyorum. Video yu izledim ama sanki orda dikilen zavallı ben değilim. Kimler gelmiş tebrik etmiş video da görüp fark ettim :P Unutmamı imkansız kılacak bacak kasılmalarım olmasa hayır ordaki ben değilim, montaj derim:P
Kına günü öğlene kadar çalıştım. Kuaföre geç kaldım. Dolayısıyla salona da geç kaldım. Kendi kınasına geç kalan tek gelin benim herhalde. İçeri bi girdim herkes beni bekliyo. Oynayarak girdim galiba içeri çok hatırlamıyorum. Ama çok güzel olduğumu hatırlıyorum. Kendimi prenses gibi hissetmiştim kabarık elbisem ve kıvır kıvır saçlarımdaki tacımla. Normalde kendimi hiç beğenmem:P (inanmazsanız Deryoş'a sorun).
Balayından bildiremediğim için üzgünüm zira pek bi kısa sürdü:D Bu tarihte evlenip balayı diye Akçay'a gittiysen kısa sürdü diye hayıflanmamalısın, hasta olmadığın için oturup aşağı şükretmelisin.
Sevgili KOCAM soğuktan nasibini aldı hala hasta. Allah'tan kolay hasta olan bi tip değilim. Pek bi nazlıyımdır hastalanırsam kolay iyileşmem. Aşkım hala ayakta hastalığa direniyo :D
Dün gece bu akşam için yemek yaptım. Gözümün teki kapalıydı. Gidince yicez, güzel olmuş mu bakalım. Evliliğin zor tarafı burası galiba. Hem çalışıp hem ev işlerini yapmak. Bakalım zorlanmayız inşallah. Allah utandırmasın.
Ben Ebru KÖSE AKGÜN. Tatil sonrası işyerinden bildirdim. İyi günler dilerim

19 Ekim 2009 Pazartesi

PÖFFFF

Hiç bişey yapasım yok. Ne çalışmak istiyorum (ki dağlar kadar işim var), ne yemek yemek istiyorum(!!!!), ne bu yazıyı yazmak istiyorum ....
Sadece uyumak istiyorum. Uyuyim bi kalkiyim aaa düğün geçmiş. Ben artık evliyim falan olsun. Hiç yorgun olmiyim, aa ne kadar kolaymış aslında evlenmek falan diyim. Çok şey mi istiyorum acaba. Ya insan kendi düğününden korkar mı? Ben korkuyorum. O gün gelsin çok istiyorum ama deli gibi de korkuyorum.
Allah'ım bu haftayı alnımızın akıyla tamamlayabilmeyi nasip et.

13 Ekim 2009 Salı

RESİMDEKİLER : DERYOŞ, SELAMİ (YADA RECEP), PAKİZE :P



14 Ekim 1980-2009


Bak burdan bile bakınca yirmi dokuz gözüküyosun dostum. Kim demiş otuz oldun diye. (Ben demedim, Sacit dedi)


Allah sana yeni yaşında en hayırlısından bir iş, en hayırlısından bir eş ve bana da en hayırlılarından ikiz yeğenler versin inşallah. (bu dua kabul olursa ikizlerin birinin adını ben koycam. Pakize düşünüyorum ama beğenmediysen aklımda birsürü isim var daha meraklanma)


Sana son olarak şarkımı söylemek ve burayı terketmek istiyorum. ray ra ray ra ray ra raaaaaaay efkarlııııyııııımmmmm başıııııııııımmmm dummmmmaaaannnn.


Tamam şaka yaptım şarkım bu değildi. Sakin ol ve indir o terliği elinden.


-İyi ki doğdun. Gördün mü yirmi dokuz oldun. Özgürsün kanatlandın. Durmadın ayaklandın Koşup ilerliyorsun.
-İyi ki doğdun. Ne güzel bir hatun oldun. Erkekler hep peşinde(!) ama aklın yaşar'ın işinde, sınırı zorluyosun
-Kalma hayatın köşesinde. O zaman neşesi neresinde. Koysalar önüne bariyerde, çocukta yaparsın sen, kariyer de....... ooooooooooooo ooooo oooooo




Seni seviyorum dostum. İyikine doğmuşsun benim ablam olmuşsun. Pöptüm seni kocaman

YENİ BİR HAYAT

Düşünün;
hayatınızın tamamını beraber geçirdiğiniz insanları bırakıcaksınız. Henüz bir iki senedir tanıdığınız adamla yeni bir evde yaşamaya başlıycaksınız.
Kız kardeşleriniz hafta sonları sizsiz film izleyecekler, çekirdek çitleyecekler, çay içecekler. Anneniz bulamadığı eşyalarını size sormicak artık. Babişkonuz köye gittiğinde annenizin koynunda yatan siz olmicaksınız. Ya da abiniz akşam eve geldiğinde tehditle yemek hazırlatamıcak size (mahrum kaldığıma üzülmeyeceğim tek şey budur:)))
Bu aralar eşyalarımı yeni evime aktarıyorum. En ufak eşyam bile kalmıcak o evde. Onların yanından başka hiç bir yeri evim bilmedim ben. Halada başka bir yere evim diyesim yok. Ama avutmaya çalışıyorum kendimi; hayat insana neler yaşatıyor. Hep annemle, babamla kalcak değildim ya. Şimdi veya sonra elbet bir gün gidicem.....
Benim annem çok duygusal bir kadın değildir. Tek oğlunu askere gönderdi geçen senelerde. O hariç herkes ağladı:D Benim gidişimde de aynı tavrı sergiliyor kendisi. -du diyelim.
Eşyalarımı topladım cumartesi akşamı. Lise yıllarımdaki sıra arkadaşımın bana yazdığı mektuplar geçti elime. (Mecburen yırtıp atıldılar. Ne kadar üzüldüm anlatamam. Sanki bütün geçmişimi silip atmışım gibi geldi.) Öğrenim hayatım boyunca aldığım karnelerim (hepsi ya takdir ya teşekkürle bitmiş:P) ve ilk okul üçüncü sınıfta çekilmiş bir resmim. Dün gibi hatırlıyorum....
O zaman bile çok süslüyüm. Parmaklarımda yüzükler var:P Öğretmen herkesi tek tek kendi masasına oturtuyo. Orda çekiliyo resimler. Takip ediyorum herkes kollarını masanın üzerine koyuyo. Sağ kol, sol kolun üzerinde. Sıra bana geldi. Sol parmağımdaki yüzükleri acele acele çıkarıp sağa takıyorum ki gözüksünler. Saçımı başımı düzeltiyorum ve sırıtıyorum. Flaş
Anneme gösterdim resmi ve anlattım bunu bunu yaptım diye. Şaşırmadı tabi:P Gözleri doldu şişko sultanımın. Ben sadece derya da ağlarım diyodu. Ağlattım yaşasın:P Bak deryoş annem beni de seviyoooooo:P
Her neyse, yeni bir hayata başlamak üzereyim. İçimde başarısız olursam diye bir korku var. Ya hep evimi özlersem, kocamla mutlu olamazsam, onu da mutlu edemezsem. Ya kocamın yerine hep annemin koynunu ararsam.... Ya deryoş bensiz film izledi diye sıkıntı yaparsam:P
Allah'ım bana hayırlı bir evlilik nasip et. Mutlu olabilmemi nasip et. Utandırma Ya Rabbim!!!


P.S. Deryoş bensiz film izleme. Gelecekteki mutluluğum sana bağlı:P

12 Ekim 2009 Pazartesi

MÖĞLİN


Güzellik göreceli bir kavram kabul ediyorum. Birine güzel gelen başka birine güzel gelmeyebilir. Ama anlamıyorum şu sevimli insan kişisi başkalarına nasıl güzel gelmez

9 Ekim 2009 Cuma

HAYIRLI CUMALAR OLSUN

Allah'ım dualarını kabul ettiğin, günahlarını bağışladığın, Peygamberimizin (s.a.v) ümmetinden eylediğin, razı olduğun kullardan olmayı nasip et. Cumamızı hayırlı eyle.
HAYIRLI CUMALAR HERKESE...DUALARDA BULUŞMAK DİLEĞİYLE

8 Ekim 2009 Perşembe

ADIMIZ NE OLSA

Selamun Aleykum bloğum.
Henüz bi adın yok senin. Bu isim bulma işlerinde iyi olan büyük misal zaten ben değilim. Saatinin, şemsiyesinin herşeyinin adı var. Belki yastığının yorganının bile vardır. Eşyalarını müthiş benimser ve onlara sanki ayrı bi kişilikleri varmış gibi davranır. Okadar manyak değilim henüz :P
Ama üzülme senin bi kişiliğin var sevgili bloğum en kısa zamanda sana bi isim bulcam söz. Ve seni müthiş benimsicem. Ablamın zülfikarı yada gilbertı gibi:P

P.S. Önerilere açığım...

Merhaba:)

Selam millet ben geldim. Bloğum vatana millete hayırlı olsun. Pöpüldünüz.......